⛅ 20° İSTANBUL
GÜNDEM

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Adanın yakın tarihi, Kıbrıs Türkü’nün şehitleri görmezden gelinerek anlatılamaz"

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki (KKTC) Muratağa, Atlılar ve Sandallar Şehitleri Müzesi’nin açılış töreninde, Kıbrıs Türk halkının yaşadıklarının uluslararası alanda tek taraflı anlatılarla gölgelenmeye…

18 Eylül 2026, 21:15 0 okunma 8 dk okuma

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki (KKTC) Muratağa, Atlılar ve Sandallar Şehitleri Müzesi’nin açılış töreninde, Kıbrıs Türk halkının yaşadıklarının uluslararası alanda tek taraflı anlatılarla gölgelenmeye çalışıldığını belirterek, "Tarihi tek yönlü dinleyerek, siyasi ortamlarda sloganlarla değerlendiremezsiniz. Adanın yakın tarihi, Kıbrıs Türkü’nün katledilen çocukları, parçalanan aileleri ve yıllarca kimliği belirlenemeyen şehitleri görmezden gelinerek anlatılamaz" dedi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, resmi ziyaret kapsamında bulunduğu Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki temaslarını sürdürüyor. Yılmaz, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) iş birliğiyle hayata geçirilen Muratağa, Atlılar ve Sandallar Şehitleri Müzesi’nin açılış törenine katıldı.

Yılmaz, Muratağa, Atlılar ve Sandallar’daki saldırılarda şehit düşen vatandaşlar için düzenlenen cenaze törenine değinerek, şehit ailelerinin acılarını paylaştıklarını belirtti. Yılmaz, "Özellikle şehit ailelerini gönülden selamlamak istiyorum. Az önce yakınlarını bir kez daha defnetmenin acısını yaşadılar. Onların acılarını yürekten paylaşıyoruz. Tabii ateş düştüğü yeri yakıyor. Yakınlarını kaybedenlerin acısını hiçbir zaman eşit düzeyde hissedemeyebiliriz. Ama hepimizin ortak acısı, Cenab-ı Allah şehitlerimize rahmet eylesin, diyorum. Mekanları cennet olsun. Cenab-ı Allah hepimizi onlara komşu eylesin. Cennetinde kavuştursun diye niyaz ediyorum" ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı, "Muratağa, Atlılar ve Sandallar Şehitler Müzesi’nin açılışı vesilesiyle sizlerle bir araya gelmekten büyük bir mutluluk duyuyorum. Yarım asrı aşan bir acının emanetlerini koruma altına alınan, bu müzenin aziz şehitlerimizin hatırasını yaşatacağına ve Kıbrıs Türkü’nün verdiği varoluş mücadelesini gelecek nesillere doğru bir şekilde aktaracağına inanıyorum. Açılış törenimiz öncesinde yürütülen titiz kimliklendirme çalışmaları sonucunda isimlerine kavuşan on beş Atlılar şehidimizi devlet töreniyle kendi kabirlerine, şehitliğe defnettik. Aradan geçen 52 yılın ardından şehitlerimizi kendi adlarıyla toprağa vermek, ailelerimizin yarım asırlık bekleyişine bir nebze de olsa teselli olmuştur diye ümit ediyorum" dedi.

Yılmaz, "Bu vesileyle bugün toprağa verdiğimiz şehitlerimizle birlikte, bugüne kadar vatan için, mukaddesat için, değerlerimiz için, en büyük varlıklarını, canlarını feda eden tüm şehitlerimizi de rahmetle, minnetle yad ediyoruz" ifadelerini kullandı.

"126 masum insanımız vahşice katledilerek toplu mezarlara gömüldü"

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, "14 Ağustos 1974 tarihinde Birleşmiş Milletler Barış Gücünün korumasında bulunan, hiçbir savunma gücü yer almayan köylerimiz hedef alınıyor. Kadın, çocuk ve yaşlılardan oluşan 126 masum insanımız, vahşice katledilerek toplu mezarlara gömüldü. Bu katliamla üç köyün sakinleri hayattan koparıldı, aileler parçalandı, çocukların gelecekleri ellerinden alındı ve Kıbrıs Türkü’nün hafızasında nesiller boyunca taşınacak derin bir yara açıldı. Şehitlerimizin naaşları, dönemin ağır şartları nedeniyle isimleri belirlenemeden defnedildiği için, ailelerimiz sevdiklerinin izini bulabilmek adına onlarca yıl beklemek zorunda kaldı" dedi.

Kayıp Şahıslar Komitesi’nin (KŞK) 2008 yılında başlattığı kazılara değinen Yılmaz, "Adli incelemeler ve DNA analizleri neticesinde Muratağa ve Sandallar’da şehit edilen 89 kardeşimizin tamamının, Atlılar’daki 37 şehidimizden ise 15’inin kimliği belirlendi. Kalan 22 şehidimiz için yürütülen çalışmalar kararlılıkla devam ederken, her bir kimlik tespiti, isimsiz kalmış bir kahramanı yeniden kendi adıyla aile ocağına ve vatan toprağına kavuşturmaktadır" ifadelerini kullandı.

Yılmaz, "Kazılar sırasında toplu mezarlardan çıkarılan sandıklar açıldığında, geriye kalanlar sadece kişisel eşyalar değildir. Yarım kalmış hayatlar, söylenmemiş sözler ve silinmemiş hatıralardır. Kimliklendirme çalışmaları sırasında, toplu mezarlardan çıkarılan kişisel eşyalar ailelere teslim edildiğinde, şehitlerimizden geriye kalan bu emanetlerin nasıl korunacağı ve onların hayatlarının yeni nesillere nasıl anlatılacağı sorusu da gündeme geldi" dedi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı, "Bir mektup, bir okul defteri, bir aile fotoğrafı veya gündelik hayatta kullanılan küçük bir eşya, aileler için sevdiklerinden geriye kalan son hatırayı, Kıbrıs Türkü açısından ise yaşananları bütün çıplaklığıyla ortaya koyan tarihi bir tanıklığı ifade ediyor. Muratağa, Atlılar ve Sandallar Şehitlerini Yaşatma Derneği’nin 2024 yılında Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığımıza yaptığı başvuru, bu emanetleri bir araya getirmek ve taşıdıkları hikayeleri koruyacak bir müzenin kurulmasına vesile oldu" dedi.

Şehitleri Yaşatma Derneği’ne teşekkürlerini sunan Yılmaz, "İyi ki böyle bir çalışmaya ön ayak oldular. Şehit ailelerimizin hassasiyetiyle şekillenen ve kurumlarımızın işbirliğiyle hayata geçirilen bu müze, 126 kardeşimizi katliamın yaşadığı ana sıkıştırmadan köylerindeki hayatları ve aileleriyle birlikte anlatacak. Burada sergilenen mektuplar, el yazısı defterleri, okul kayıtları ve kişisel eşyalar, her şehidimizin kendine ait bir hayatı, sevdikleri ve yarım kalan hayalleri olduğunu ziyaretçilere gösterecektir" ifadelerini kullandı.

Yılmaz, "Bizim Kutsal Kitabımız da şunu ifade ediyor. Bir kişiyi haksız yere öldürmek, bütün insanlığı öldürmektir. Bir kişinin hayatını kurtarmak ise bütün insanlığı kurtarmaktır. Burada öldürülen her bir kardeşimizle, şehidimizle tüm insanlığın öldürüldüğünü de hafızalarımızda diri tutmamız lazım" açıklamasını yaptı.

"Okul, 16 öğrencisinden 14’ünü kaybetti"

Müze alanında aslına uygun biçimde korunan tarihi okul binasının, Muratağa, Atlılar ve Sandallar’da katliamlardan önce süren hayatın en güçlü tanıklarından biri olarak yerini aldığını kaydeden Yılmaz, "Atlılar ve Sandallar köylerinin ortak ilkokulu olarak kullanılan bu bina, 14 Ağustos 1974’te 16 öğrencisinden 14’ünü kaybetmiştir. Bir zamanlar çocukların ders gördüğü ve geleceklerini kurmaya hazırlandığı bu okulun, neredeyse bütün öğrencilerinin aynı gün katledilmesi, yaşanan vahşetin hedef aldığı hayatı ve Kıbrıs Türkü’nün ödediği bedeli bütün açıklığıyla göstermektedir" dedi.

Yılmaz, "Bugün o çocukların defterleri, okul kayıtları ve isimleri yeniden aynı çatı altında buluşurken, onlardan geriye kalan boşluk da ortak hafızamızda hak ettiği yeri almaktadır" ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı, "Bu müzeden ayrılan her ziyaretçi, 126 şehidimizi bir rakam olarak hatırlamak yerine, onların kim olduğunu, nasıl bir hayat sürdüğünü ve hangi şartlar altında hayattan koparıldığını bilerek ayrılacaklardır. Müzenin asıl kıymeti de tarihi gerçekleri insan hikayeleriyle buluşturmasında, şehitlerimizin isimlerini yaşatmasında ve ailelerin yıllarca koruduğu emanetleri ortak hafızamızın bir parçası haline getirmesinde yatmaktadır" dedi.

"Tarihi tek yönlü dinleyerek, siyasi ortamlarda sloganlarla değerlendiremezsiniz"

Kıbrıs Türkü’nün 1963’ten itibaren maruz kaldığı saldırılar ve verdiği varoluş mücadelesinin, Muratağa, Atlılar ve Sandallar katliamı başta olmak üzere, uluslararası alanda yıllardır tek taraflı anlatılarla gölgelenmeye çalışıldığını kaydeden Yılmaz, "Bu bakımdan, Muratağa, Atlılar ve Sandallar Şehitler Müzesi’nin hayata geçirilmesi, katliamın görünür kılınması ve tarihi gerçeklerin belgelenerek dünyaya doğru biçimde anlatılması yolunda önemli bir adımdır" dedi.

Yılmaz, "Avrupa Parlamentosu’nun (AP) 2026 yılı bütçesine ilişkin kararında, 1974 olaylarını Rum tarafının bakış açısıyla ele alan bir anıt için kaynak ayırmasının değerlendirilmesini istemesi, tek taraflı tarih anlatısının günümüzde de sürdüğünü göstermektedir. Rum tarafı maalesef dezenformasyonlarına, tarihi çarpıtma yaklaşımına Avrupa’yı, Avrupa kurumlarını da alet etmektedir. Buna karşı Avrupa’yı da buradan bir kez daha bu hataya düşmemesi için uyarıyoruz. Tarihi tek yönlü dinleyerek, siyasi ortamlarda sloganlarla değerlendiremezsiniz. Tarihi belgelerle, tarihi gerçeklerle ortaya koymak zorundasınız. Bunu yapmadığınız sürece bu önemli meselede adil bir taraf olmanız da mümkün değildir" ifadelerini kullandı.

Her kaybın acısına aynı insani ölçüyle yaklaşılması gerektiğini savunan Yılmaz, "Kıbrıs Türkü’nün yaşadıklarının da bu anlayış içinde ele alınmasını haklı olarak bekliyoruz. Adanın yakın tarihi, Kıbrıs Türkü’nün katledilen çocukları, parçalanan aileleri ve yıllarca kimliği belirlenemeyen şehitleri görmezden gelinerek anlatılamaz. Muratağa, Atlılar ve Sandallar Şehitler Müzesi, belgeleri, tanıklıkları ve şehitlerimizden kalan emanetleriyle tarihi hakikatlerin üzerinin örtülmesine izin vermeyecek, Kıbrıs Türkü’nün yaşadıklarını gelecek nesillere ve uluslararası kamuoyuna kendi gerçekliği içinde aktaracaktır" dedi.

"İki ayrı halk ve iki ayrı devlet gerçeği temelinde bir çözüm"

Cumhurbaşkanı Yardımcısı, "Muratağa, Atlılar ve Sandallar’da savunmasız sivillere yönelik vahşet, Türkiye Cumhuriyeti’nin taşıdığı hayati önemi açıkça göstermektedir. Türkiye, uluslararası anlaşmalardan doğan garantörlük hakkını kullanarak, Kıbrıs Türkü’nün varlığına yönelen saldırıları durdurmuş ve adaya barışı getirmiştir. Kıbrıs Türkü de büyük bedeller ödeyerek kurduğu egemenliğini, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti çatısı altında geleceğe taşımıştır" ifadelerini kullandı.

Geçmişte yaşananları doğru okumanın gerekli olduğunu söyleyen Yılmaz, "Kıbrıs meselesinin, adadaki iki ayrı halk ve iki ayrı devlet gerçeği temelinde, Kıbrıs Türkü’nün egemen eşitliği ile eşit uluslararası statüsünün tescil edildiği, adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir çözüme kavuşturulmasını savunuyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımız da çeşitli uluslararası platformlarda, bu düşüncelerimizi en yalın şekilde ilan etmektedir" ifadelerini kullandı.

GKRY-İsrail iş birliğine yönelik eleştiri

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hükümeti arasında son dönemde artan iş birliğini de eleştirerek, "Bugün Rum kesiminin davranışlarına baktığımızda da bu yaklaşımın ne kadar haklı olduğunu görüyoruz. Şu anda uluslararası mahkemelerde, soykırım suçu ile yargılanan Netanyahu hükümetiyle işbirliği yapmaktan hiçbir şekilde çekinmeyen bu yönetim, nasıl bir zihniyete sahip olduğunu da açık bir şekilde ortaya koymaktadır. Bu çerçevede ben de şunun altını çizmek isterim" dedi.

Yılmaz, "Bilimde, teknolojide ne kadar ilerlemiş olursa olsun, bir toplum Gazze’de yaşadıklarımızı bütün dünyanın önünde bizlere yaşatıyorsa, o bilimsel, o kültürel, teknolojik ilerlemenin hiçbir anlamı, değeri yoktur. Hukukla, ahlakla, merhametle birleşmeyen bir teknolojik, bilimsel ilerlemenin hiçbir anlam ifade etmediğini bir kez daha Gazze Şeridi’nde görmüş olduk" açıklamasını yaptı.

"Kimsenin merhametine güvenebileceğimiz bir dönemde değiliz, güçlü olmak zorundayız"

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, "Biz yaşananlardan şunu çıkarıyoruz. Biz kimsenin merhametine güvenebileceğimiz bir dönemde değiliz ve güçlü olmak zorundayız. Ama aynı zamanda haklı olmak zorundayız. Bizim anlayışımız budur. Birileri sadece güçlü olmayla kendilerini meşgul etmeye çalışabilirler. ‘Güçlüysem her şeyi yapabilirim’ zihniyetinde olabilirler. Biz böyle bir zihniyeti kesinlikle kabul etmiyoruz. Hem güçlü olacağız, hem haklı olacağız diyoruz. Ve bu yönde de mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz" dedi.

Yılmaz, "Dünyadan koparmayı amaçladıkları Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin uluslararası alanda hak ettiği konuma ulaşması için mücadelemizi sürdüreceğiz. Anavatan ve garantör Türkiye, Kıbrıs Türkü’nün huzuruna, güvenliğine ve refahına katkı sunmaya, ortak tarihimizin emanetlerine sahip çıkmaya devam edecektir" ifadelerini kullandı.

"TİKA, KKTC’de 277 proje hayata geçirdi"

TİKA’nın KKTC’de bugüne kadar 277 proje hayata geçirdiğini belirten Yılmaz, bu durumun iki ülke arasındaki dayanışmanın, Kıbrıs Türkü’nün hayatına dokunan kalıcı eserlere dönüşmesini sağladığını söyledi.

Yılmaz, "Muratağa, Atlılar ve Sandallar Şehitler Müzesi de şehitlerimizin isimlerini, geride bıraktıkları emanetleri ve ailelerinin yarım asrı aşan bekleyişini aynı çatı altında buluşturarak bu çalışmalarda müstesna bir yer edinmiştir. Bu anlamlı eserin hayata geçirilmesine emeği geçen Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanımıza, Abdullah Bey’in şahsında tüm çalışanlarına, tüm emek verenlere yürekten teşekkür ediyorum" dedi.

Yılmaz, Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçiliği ve tüm çalışanlarına, KKTC makamlarına, Muratağa, Atlılar ve Sandallar Şehitlerini Yaşatma Derneği’ne ve Kayıp Şahıslar Komitesi üyeleri ile emeği geçen herkese teşekkürlerini iletti.

Yılmaz konuşmasının sonunda şu ifadeleri kullandı:

"Sözlerime son verirken, bugün kendi isimleriyle toprağa verdiğimiz şehitlerimiz başta olmak üzere, varoluş mücadelesinde hayatını feda eden Mehmetçikleri, Mücahitleri, gazilerimizi, şehitlerimizi rahmetle, hürmetle yad ediyorum. Ruhları şad, mekanları cennet olsun diyor, hepinizi bir kez daha saygıyla selamlıyorum."

Kaynak: İHA

PAYLAŞ WhatsApp X Facebook

Yorumlar (0)

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.

Yorumlar editör onayından sonra yayımlanır. Hakaret, reklam ve kişisel veri içeren yorumlar yayımlanmaz.

Gündem kategorisindeki diğer haberler